Ziyaretçi: 4 Üye: 0 Toplam: 4 Toplam Üye: 1216 Son Üye hamas
Bediüzzaman Said Nursi (r.a.)
"Acaba bütünüyle hak ve hakikat, hakikat nurlarının menba ve madeni olan hakikat-i Kur'âniyeye hizmetteki kudsî lezzet, inançsızların geçici, hiç önemi olmayan sıkıştırma ve rahatsızlık vermelerine, kalbte açtıkları yaralara hiç tiryak ve merhem olamaz mı?
Elbette olur ve olmuş ve oluyor"
(Barla Lâhikası, s. 181)
Mesajcı
Henüz üye değilseniz, Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.
Lüx odalarımız ve geniş sosyal imkanlarımız ile siz değerli öğrencilerimizin hizmetindeyiz.
Yenice mah. Dörtyol altı Fatmacık sk. No:4 Pamukova / SAKARYA Tel:0264 551 70 50 Fax:0 264 551 70 51
.
NURUNALANUR' A HOŞGELDİNİZ...
...::: Üye olduktan sonra hemen giriþ yapabilirsiniz. Aktivasyon gerektirmez :::...
...::: Site ile ilgili her türlü sorunda
Admin
ile iletiþime geçiniz :::...
Hatasız insan olmaz, hatasızlar ancak meleklerdir, ki onlarda da terakki etmek yoktur..
Kutlu mevsimler üç aylar insan için sanki bir kurs gibidir..
Hani insan bir kursa başlar, dil, bilgisayar vb.;
Nasıl ilk zamanlar hiç bilmediği konuda, hiç bilmediği şekilde eğitilmek-öğrenmek, öğrenmek için gayret etmek ona zor gelir, hatta bazen dersleri bırakmak ister vs..
İşte bizler de Üç Aylar geldiğinde, bunu Rabbimizden bize sunulan bir kurs gibi değerlendirelim inşaAllah.. Alıştırmalar yapalım bu aylarda, nefsimizi günahlardan arındırmaya gayret edelim.."
Sana daha önce "Ağlama ne olur, gül artık. Gülmek senin hakkındır" demiştim. Şimdi ise "Gülmek sana yasak" diyorum.
Sanma ki bu bir çelişki, sanma ki bunlar birbirine mani. Aksine bunlar birbiriyle iç içe...
Gülmek, üzerine yüklenen ebedi davanın ardından gafleti anlatıyorsa, o sana yasak! Eğer ebedi davanın bayrağını bir adım ileriye götürme nimetine nail olmanın şükür ve sürurunu temsil ediyorsa elbet, gülmek hakkındır.
Ağlamak, bedbinliğe ve şevksizliğe alem olmuşsa, ağlama! Yazıktır gözyaşlarına, eğer iman bayrağını ötelere götürmenin ızdırabı, gayrın dertlerini düşünmek faziletinin ifadesi ise ağla, hem de sel gibi gözyaşı dök! O yaşlar bir gün rahmet bulutu olup, seni gölgeler, hatta yağmur olup abı hayat sunar.
m_safiturk bildirdi: "
Kafirin her sıfatı kafir olmadığı gibi..Bir müslüman da zaafları ve noksanlarıyla değerlendirilirken..ve o noksanlarında bir teşhis ve tedavi ararken..tahlil aşamasında direkt tanıyla hastalığın nitelik ve içeriğini tesbit etmek zordur ve ihtimal dairesinde tasavvurdan öteye gitmez...
O nedenle ..kişi kendinin öz eleştirisinde bile nefsine zulmetmeyip..edebi dairesinde nefsini Rabbisine şekva edebilir..Yoksa çok ziyade tahkir ile tekzip etse..ağır hakaretlerde bulunsa ve asabiyetten ve telaştan hakkında nimetleri görmeyip "kafir"diye hüküm verse..kefaretini ödeyene kadar o haddin altında mahkum olur ve çok tehlikeli menzillere girer...
Fısktan küfre kadar ve küfr-ü mutlaka kadar çok deni mertebe var...Dolayısıyla kavramları tanırken ve tanımlarken..bu hallerden muzdarip bir kimlik..acz ve hacalet içinde tazarru ile niyaz ile bu vasıflara dahilmi, değilmi meselesini..çok teenni dikkat ile değerlendirmeli..Memnuniyetsizliğini ifade eden kulluk yaklaşmaları ve yaklaşım arzularını elinden gelenle Rabbine arz etmeliki muhafazası mümkün olsun... "